HAYATİ İNANÇ’ LA KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN HAZİNE ALİ EMÎRÎ EFENDİ

Genç Gelecek’ te, Hayati İnanç İle Divan Edebiyatı Sohbetleri devam ediyor.

Genç Gelecek, Edebiyat Kulübü kapsamında Prof. Dr. Necmettin Erbakan Külliyesi’nde her ay Hayati İnanç İle Divan Edebiyatı Sohbetleri programı düzenliyor. Bu ay Diyarbakırlı Ali Emîrî Efendinin hayatını anlatan şair kırk yıldan bu yana mısraların peşine düştüm, bir ömür tükettim ecdad şiirinin ardında. Başta Şair, Nabi, Şair Baki ve Şeyh Galip olmak üzere birçok divan şairine tutuldum. Onlar arasında fevkalade dikkat çekici biri daha vardı, Diyarbakırlı Ali Emîrî Efendi. “Kendisi divan sahibi olmasına rağmen şair olarak tanınmaz. Ali Emiri’nin asıl kıymeti şairliğinden değil, tarihi, edebi bilgilerde mümtaz bir bilgiye sahip oluşundandır. Kitap âşığı olarak bilinir. Kütüphane müessisidir. Fatih Camii’nin hemen altındaki Millet Kütüphanesini kuran, yürüten, bağışlayan da odur tek başına” diye ifade etti.

Hayati İnanç konuşmasına Millet Kütüphanesi ile devam etti.  Uzun süren hayatı esnasında nerede değerle bir yazma eser gördü ise satın almış ve kütüphanesini zenginleştirmeye çalışmıştır.  Bize 11 bin cilt eser bırakır ki yarısı matbudur, yarısı yazma. Bir hazine ki paha biçilemez ona. Ama okuyamıyoruz, öyle duruyor boşu boşuna. İçerideki kitaplar Türkçe, dışarıdakiler Türkçe konuşuyor. Sanki manyetik duvarlar var arada diyerek gençlere konuştu. “Ali Emiri efendinin bir diğer özelliği ise Türk Kültürünün başyapıtı sayılan Diva-ı Lügat-it Türk’ ü dünyaya kazandıran kişi olmasıdır” dedi. Kaşgarlı Mahmut’un Türkçe’nin hem bilimler, hem sanatlar, hem de gündelik konuşma bağlamında Arapça’ dan geri olmadığını ispatlamak adına kaleme aldığı eseri Türk kültür dünyasına kazandırmak Ali Emiri Efendi’ye nasip olmuştur” diye konuştu.

Sıcak bir sohbet ortamında devam eden programı Said Paşa'nın gazeliyle noktalayan İnanç, "Odun yanar kül olur, Adem yanar kul olur" mısralarıyla konuşmasını tamamladı.

/*